Ana Sayfa Genel Atlı Terapi(Hippotherapy ) : Dört Nala Sağlık

Atlı Terapi(Hippotherapy ) : Dört Nala Sağlık

126
0
Paylaş

 

Sevgili okurlar, bu makalemde, son yıllarda tüm dünyada büyük itibar kazanmış ve ülkemizde de azımsanamayacak bir hızla gelişimini sürdürmekte olan önemli bir tedavi metodundan, “hippotherapy” den bahsetmek isterim.

En az benim kadar sizlerinde ilgisini çekeceğini düşündüğüm bu tedavi yönteminin mesleğimizle ilişkisine değinmek istiyorum öncelikle. İsminden de anlaşılacağı gibi, bu metotta Terapist olarak hayvanlar aleminin en popüler türleri arasında yer alan atlar kullanılmaktadır. Bu tedavi metoduna ihtiyaç duyan insanların sağlıklarını geri kazanmalarında, sağlıksız bir atın herhangi bir fayda arz etmesi düşünülemeyeceği için icra ettiğimiz mesleğin, bahsi geçen Terapi yöntemiyle olan sıkı bağlarını göz ardı etmek imkansız olacaktır.

Hippotherapy, literatürlerimizde At yardımlı tedavi ya da Atla tedavi olarak adlandırılmaktadır. Metodun tarihini incelemek için eski kayıtlara baktığımızda çok net olmamakla birlikte, bitmekte olan yüzyılımızın başlarında da kullanılmış olduğunu görebiliriz. Örneğin, 1. Dünya Savaşı sırasında Oxford hastanesinde yaralı askerlerin tedavisinde de Atların sıklıkla kullanıldığı bilinmektedir.

1969 yılında İngiliz Kraliyet ailesinin de destekleriyle “The British Riding for the Disabled Association (RDA)” isimli birlik kurulmuş olup halen özürlüler için binicilik programları ayarlayarak yarışmalar düzenlemektedir. Ayrıca İsviçre ve Almanyada da bu tedavi şekli geliştirilerek, at yardımlı tedavinin tıbbi modeli oluşturulmuştur.Tüm bunların yanında yine ABD ve komşularında dağınık gruplar halinde sürdürülen bu çalışmayı bir çatı altında toplamak amacıyla , “The North American Riding for the Handicapped Association (NARHA)” isminde bir organizasyon oluşturulmuştur.NARHA bu konu ile ilgili rehberlik, tedavi edici gözlemci yetiştirme ve tedavi merkezlerindeki standardı arttırma gibi hizmetleri yürütmektedir.

Günümüzde pek çok ülkede Atla Tedavi tıbbi bir tedavi şekli olarak kabul edilmekte ve kullanılmaktadır. Bu tedavi metodu uygulanırken tıp doktorları, veteriner hekimler, psikiyatrist ile psikologlar, fizik tedavi uzmanları ile fizyoterapistler, meşguliyet tedavisi elemanları, konuşma tedavisi elemanları ve binicilik öğretmenleri yapılacak tedavinin şekline ve özürlü şahsın durumuna göre ekip içinde bulunurlar. Bu ekibe ayrıca gönüllüler, davranış bilimciler gibi şahıslar da zaman zaman katılırlar.
Sosyal, emosyonel, psikolojik, iletişimsel ve fiziksel problemi olan tüm bireylerde bu yöntem uygulanabilmektedir. Hippoterapy metodu ile , gövde ve baş kontrolü sağlanmakta, postürün düzenlenmesi gerçekleştirilmekte, pelvis kalça ve gövde mobilitesini artırılmakta, kas perdesi normale döndürülmekte, koordinasyon düzenlenmekte, denge reaksiyonları geliştirilmekte, sosyal yaşam düzenlenmekte, arkadaşlık ve paylaşım pekiştirilmektedir.Yapılan birtakım araştırmalar neticesinde; Atın çok yönlü hareketleri sayesinde kas ve gelişme hastalıkları, omurilik yaralanmaları, down sendromu, otizm, spaztizm gibi çeşitli hastalıkların tedavisi yapılmaktadır. Beyindeki hücre ölümleri sonucu yürüyüş yeteneklerini kaybeden çocuklarda, atın arka bacakları hareketiyle çocuğun kalça ve omurilik hareketleri sağlanabilmektedir. Atın vücut ısısı kontrolsüz kas kasılmalarının tedavisini sağlamakta ve bunun yanında uygulanan jimnastiklerle kasılmalar azaltılmaya çalışılmaktadır. Yine yapılan çalışmalar sonucunda,atlarla insanların vücut hareketlerinde benzerlikler olduğu ortaya çıkarılmış ve bunun örneği olarak, ata binen bir engellinin “sanki ayaklarım var zannettim” dediği bildirilmiştir.

Atların gerçek bir dost olduğu herkes tarafından iyi bilinir. Bu hayvanlar son derece hassastırlar ve çevreleriyle çok yakından ilgilidirler. Böylesine üstün özelliklerde, kendisinden kat kat büyük ve güçlü bir hayvanı yönlendiriyor olmak sizlerinde tahmin ettiği gibi engelli binici için büyük bir özgüven kaynağıdır. Buradan yola çıkarak anlayabiliriz ki, atlar sadece fiziksel olarak değil psikolojik olarak da engellilerin desteği haline gelmiştir.At terapisi iyileşme sürecisini hızlandırmakta aynı zamanda da denge ve kas kontrolünü büyük bir hızla geliştirmektedir. Atın gövdesinin yavaş ve ritmik hareketi tedaviye yöneliktir ve omurga çevresindeki kasların gelişimini sağlamaktadır.İşte bu nedenlerde dolayı da engelli bireyler bu eğlenceli tedavi şekline büyük bir uyumla ve istekle cevap vermektedirler. Fiziksel olarak hippoterapi (at terapi), denge, hareketlilik, fonksiyonalite ve duruşu geliştirmektedir. At yardımlı terapi her yaştan insanın tedavisinde çok sağlıklı bir şekilde kullanılabilmektedir. Örneğin, zihinsel engelli çocuklarda, binicilik eğitimi, ilgi çekici olmakla birlikte çocukların hoşlandığı ve ilgisini çeken bir şeye yönelmesini dolayısı ile de öğrenme arzusunu arttırarak onları yaşama kazandırabilmektedir.

Tüm bu okuduklarımızdan sonra, atla tedavi(hippoterapy) yönteminin ne denli önemli olduğunu, atların sandığımızdan çok daha mucizevi hayvanlar olduğunu ve bu tedavi yöntemini Veteriner Hekimler olarak daha geniş topluluklara yaymak için çaba göstermemiz gerektiğini öğrenmiş olduğumuzu umut ediyor, mutlu günler temenni ediyorum…

Cemil ŞAHİN
Veteriner Hekim
Mikrobiyoloji Bilim Uzmanı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here