Ana Sayfa Hastalıklar Brusella

Brusella

73
0
Paylaş
Abort

Malta humması olarak da bilinenBurusella insan ve hayvanlarda enfeksiyona yol açan dünya çapında en yaygın zoonoz hastalıklardan birisidir. İnsanlarda brusella enfeksiyonu ile ilgili ilk bulgular MÖ 750 yıllarına kadar uzanmaktadır. Antik Mısırlılara ait kemik kalıntılarında brusellanın genel komplikasyonlarından olan sakroilitis ve osteoartiküler lezyonlar tespit edilmiştir. Hastalık etkeni bakterinin ilk izolasyonu ise 1887 yılında David Bruce tarafından, yüksek ateş sonucu ölen bir İngiliz askerinin dalağından yapılmıştır. Amerikan bilim adamı Allice Evans sığırlarda yavru atmaya neden olan ve o dönemde Bang basili olarak adlandırılan bakteri ile insanlardaki Malta humması hastalığı arasındaki ilişkiyi ortaya koymuş, araştırıcı hastalık etkenini ilk olarak izole eden David Bruce onuruna Bang basilini “Brucella” olarak yeniden adlandırmıştır. Araştırıcının çalışmaları, insanları brusella enfeksiyonundan korumak için geliştirilen pastörizasyon proseslerine öncülük etmiştir.

Brusella etkeni Gram negatif, aerobik, hareketsiz ve spor formu bulunmayan bir bakteridir. Bakterinin yıllardır bilinen ve farklı hayvan türlerine özgü  altı türü bulunmakla birlikte son yıllarda dört brusella türü daha tanımlanmıştır (Tablo 1).

 

Tablo 1: Brusella türleri ve hastalık oluşturduğu asıl konakçı türler.

Klasik türler Doğal konakçı
Brucella abortus Sığır
Brucella melitensis Koyun, keçi
Brucella suis Domuz, tavşan, ren geyiği, kemirgenler
Brucella canis Köpek
Brucella ovis Koyun
Brucella neotomae Kemirgenler
Yeni tanımlanan türler
Brucella pinnipedialis Fok
Brucella ceti Yunus, balina
Brucella microti Tarla faresi, tilki
Brucella inopinata Bilinmiyor

 

İnsanlar brusella etkenleri için doğal konakçı değildir, dolayısıyla insanlarda meydana gelen brusella enfeksiyonlarının tamamı hayvansal kaynaklıdır. Tablo 1’de gösterilen brusella türleri arasında insanlar için en patojenik olanı B. melitensis, diğerleri ise önem sırasına göre B. suis, B. abortus ve B. canis’tir. Bunun yanında deniz memelilerinde hastalık oluşturan B. ceti’nin de zoonotik özellikte olduğu gösterilmiştir.

Sinsi bir hastalık olan brusella doğal konakçılarda genellikle üreme organlarına yerleşmektedir. İntraselüler (hücre içi) bir bakteri olan brusella etkenleri bulaştıkları canlının bağışıklık elemanı hücreleri tarafından fagosite edilmekte, bu hücreler içinde canlılığını devam ettirerek bölgesel lenf yumrularına ulaşmakta ve buralardan da sistemik olarak vücuda yayılmaktadır. Gebe olmayan hayvanlarda herhangi bir klinik belirti göstermeksizin varlığını sürdürmekte, gebe olanlarda ise sıklıkla ve yavru atmaya neden olmaktadır.

Hastalık insanlarda başlangıçta aralıklı ateş, kas ve eklem ağrıları gibi grip benzeri belirtilerle seyretmekte, tedavi edilmediği durumlarda vücutta çeşitli bölgelerde kolonileşmekte, artritis, karaciğer apse formasyonu ve kalp kası iltihabına neden olmaktadır. Hastalık bulguları non-spesifik olduğu için özellikle brusellanın nadir görüldüğü bölgelerde sıklıkla gözden kaçmakta veya diğer hastalıklarla karıştırılmaktadır. Bu yüzden insan ve hayvanlarda hastalığın kesin tanısı laboratuvar teşhisiyle konulmaktadır. Brusella melitensis ile enfekte kişiler (n=500, 290 erkek, 210 kadın) üzerinde yapılan bir araştırmada hastalığın hikayesi ve ortaya çıkan hastalık belirtileri tablo 2’ de gösterilmiştir.

 

Tablo 2: insanlarda busella hastalığının belirtileri.

Hastalık hikayesi/Belirtiler Görülme oranı (%)
Hayvanlarla temas 73.6
Çiğ süt/peynir tüketimi 70.0
Çiğ karaciğer tüketimi 29.4
Ailede hastalığın varlığı 37.6
Ateş 92.8
Üşüme/titreme 82.0
Terleme 87.4
Vücut ağrıları 91.4
Halsizlik 94.6
Eklem ağrısı 86.2
Sırt ağrısı 86.2
Baş ağrısı 80.6
İştahsızlık 77.6
Kilo kaybı 65.2
Kabızlık 46.9
Karın ağrısı 45.0
İshal 6.8
Öksürük 24.4
Testis ağrısı (290 erkek içinde) 21.3
Deride kızarıklık/kaşıntı 14.4
Uyku düzensizliği 37.0

 

Hastalığın yoğun olarak görüldüğü bölgelerde, hayvancılıkla uğraşan kişiler ve mezbaha çalışanları arasında bakteri ile doğrudan temas (enfekte hayvana ait yavru zarları, yavru suları vb.) en genel bulaşma şeklidir. Laboratuvar çalışanları için bakterinin inhalasyon yoluyla alınması veya hayvan sağlığı çalışanlarının (veteriner hekim, veteriner sağlık teknikeri/teknisyeni) çiftlik hayvanlarının aşılanmasında kullanılan ve canlı bakteri içeren aşıları kazayla kendilerine yapması veya bu aşıların göz ve konjuktivaya sıçraması bu meslek grupları için major bulaşma şeklini oluşturmaktadır. Tüketiciler açısından ise uygun şartlarda pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri ile az pişirilmiş et, karaciğer ve kemik iliği gibi ürünlerin tüketilmesi birincil bulaşma nedenidir. Gastro intestinal bulaşmada anti asit ilaç kullanılmının brusella bulaşma riskini artırdığı bilinmektedir. Gebelikte yavru zarları yoluyla hasta anneden yavruya bulaşma olabileceği bildirilmektedir. Benzer şekilde hastalıkla enfekte olmuş emziren annelerde, anne sütünde brusella etkenleri izole edilmiş, dolayısıyla emzirme yoluyla hastalığın bebeğe bulaşabileceği rapor edilmiştir. Enfekte hayvanlarda çiftleşme ile brusellanın bulaştığı bilinmektedir, son araştırmalara göre insan sperminde brusella etkenleri izole edilmiştir. Buna göre brusella hastalığının insanlar arasında da seksüel yolla bulaşması mümkün görülmektedir. Kan ve kemik iliği nakilleri ise nadir bulaşma yolları arasında gösterilmektedir.

Dünyada genelinde insanlarda her yıl 500.000 yeni brusella vakası rapor edilmektedir. Avrupanın Akdeniz kıyıları, Kuzey ve Doğu Afrika, Yakın doğu ülkeleri, Hindistan, Orta Asya, Meksika ile Orta ve Kuzey Amerika hastalığın yaygın olduğu bölgelerdir. Avustralya, Kanada, Kıbrıs, Danimarka, Finlandiya, Hollanda, Yeni Zellanda, Norveç, İsveç ve İngiltere’de brusella eradike edilmiştir. Figür 1’de ülkelere göre brusella hastalığını yaygınlığı gösterilmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) insanların bruselladan korunması için gerekli olan anahtar faktörleri şu şekilde sıralamıştır.

-Beuselladan korunma mesleki hijyen ve gıda hijyenine bağlıdır,

-Tüm süt ürünleri ısıl işlemi görmüş sütlerden imal edilmelidir,

-Çiğ süt ve ürünlerinin tüketilmesinden kaçınılmalıdır,

-Et ve et ürünleri uygun ısıl işleminden sonra tüketilmelidir,

-Laboratuvar çalışanları için özel önlemler alınmalıdır,

-Sağlık çalışanları muhtemel risklerin farkında olmalıdır,

-Kamu sağlığı eğitimlerinde gıda hijyeni ve mesleki hijyen vurgusu yapılmalıdır.

Geçmişte Eski Sovyetler Birliği ve Çin’de insanlar için brusella aşısı geliştirilip kullanılmış, bu aşıların insanlarda enfeksiyon oranını önemli ölçüde düşürdüğü görülmüştür. İki hafta arayla iki enjeksiyon şeklinde uygulanan aşılamada güçlü, ancak görece olarak kısa süreli bir bağışıklık sağlanmış, iki yılda bir tekrarlanması gerektiği bildirilmiştir. Özellikle risk altındaki meslek grupları için brusella aşılamasının etkili koruma sağlayabileceği önerilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütünün çiftlik hayvanlarında bruselladan korunma ve hastalığın eradikasyonu yönünde vurgu yaptığı anahtar faktörler ise ağaşıdaki gibidir:

-Çiftlik hayvanlarında bruselladan korunmanın en iyi yolu dikkatli sürü yönetimi ve hijyendir,

-Hastalıkğın önlenmesinde ve hastalıktan korunmada aşılama önemli rol oynar,

-Sığırlarda Brucella abortus S 19 ve RB 51, koyunlarda ise Brucella melitensis Rev 1aşıları önerilir,

-Etkenlere yoğun bir şekilde maruziyet olduğu durumlarda  aşıların etkinliği sınırlı olabilir,

-Etkili koruma ve kontrol programları toplumun tüm bölümlerinin işbirliğini gerektirir,

-Kontrol programları uygun şeklide planlanmalı ve koordine edilmelidir,

-Eğitim ve bilgilendirme çalışmaları toplumun tüm katmanları ile işbirliğinin tesisi için vazgeçilmezdir,

-Hastalığın çiftlik hayvanlarından eradikasyonu, brusella yönünden tarama testleri yapılması ve pozitif hayvanların kasaplık edilmesi, etkili kontrol önlemleri ve hayvan hareketlerinin kontrol altına alınmasına bağlıdır.

Kamu sağlığının brusella hastalığından korunması ancak ve ancak  rezervuar hayvanların eliminasyonu ile mümkündür. Bu amaca ulaşmak için kamu sağlığı otoriteleri ile hayvan sağlığı otoritelerinin sıkı işbirliği elzemdir. Bu işbirliği etkili kontrol programlarının oluşturulmasında ilk aşamadır. Hastalığın eradikasyonu için toplumun tüm segmentleri işbirliğine dahil olmalı ve kendi desteklerini sunmalıdır. Bu işbirliği bireylerin kendi sağlıklarını koruma ve iyileştirme konusundaki farkındalıklarından, eradikasyon programlarının hayata geçirilmesi için kaynak bulması gereken bölgesel ve ulusal politik liderlerin  farkındalığına kadar kapsamlı olmalıdır.                                                                                                                                                                                                                                 Dr. Yalçın YAMAN

Veteriner Hekim

Paylaş
Önceki İçerikKuduz
Sonraki İçerikABOMASUM DEPLASMANI

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here