Ana Sayfa Genel KEDİLERİN ENFEKSİYÖZ PERİTONİTİS HASTALIĞI (FİP)

KEDİLERİN ENFEKSİYÖZ PERİTONİTİS HASTALIĞI (FİP)

564
0
Paylaş
feline İnfeksiyoz Peritonitis

Feline İnfeksiyöz Peritonitis;

yani kedilerin karın zarı iltihabı olan bu hastalık, kedilerde ölümcül bir vaka olup, sebebi bulaşıcı bir virüstür . Kısaca hastalık yapan virüsten bahsetmek gerekirse; Feline Corona Virüs denilen virüs bu hastalığa neden olmaktadır. Yalnız diğer virüs kaynaklı hastalıklardan  farklı bir  hastalık süreci vardır. Bu virüs, bir çok kedide mevcut olup, hastalık yapma gücüne vucutta geçirdiği mutasyon ile ulaşmaktadır. Yani FİP e dönüşmektedir.

 

Bulaşma ve yayılım daha çok dışkı ve salya yoluyla olur. Hastalığın belirtilerinden bahsedecek olursak, öncelikle sinsi gelişen bir hastalıktır. Gizli seyretmesinin sebebi bahsettiğimiz gibi organizmadaki mutasyon sürecinden ileri gelmektedir. Başlangıç sürecinde  tüy kalitesinde bozulmalar, tüy dökülmesi, değişken zamanlarda oluşan kusma ve ateş, kilo kaybı oluşur. Hastalık klinik belirtiler yönünden kuru ve yaş form olarak iki forma sahiptir.  Yaş form karakterli olan hastada en belirgin özellik karın boşluğu  ve veya göğüs boşluğuna sıvı birikimidir. Öyledir ki karın aşırı gergin, şişmiştir.  Göğüs boşluğundaki sıvı ise akciğer kapasitesini sınırladığı için solunum sıkıntısına neden olarak kendini belli eder. Ayrıca özeelikle kuru formda gözde üveit denilen yangı oluşup gözde renk değişimi oluşur. Ayrıca bazı vakalarda, beyin ve sinir sisteminde de etki gösterip yürüyüşte dengesizlik, düşme, ayakta durmada zorlanma gibi belirtiler de görülebilir . Enfeksiyon karaciğer, dalak, bağırsaklara da sıçrayıp, bu organların fonsiyon bozukluğuna, bu yüzden sarılık oluşumuna neden olabilir.  İştahsızlık ve kilo kaybı zamanla artar. Hastalığa yakalanan kedilerin ölüm oranı malesef çok yüksektir. Kuru forma yakalanan kedilerde, tedaviye yanıt veren vakalar olup,   yaşam süresinin gene de uzun olmadığı rapor edilmiştir. Hastalık riski  3 ay ile 3 yaş arası kedilerde en yüksek potansiyele sahiptir.  Hastalıktan korunmak için ülkemizde ve dünya genelinde geliştirilen bir aşı yoktur.

Hastalığın teşhisi;   röntgen, ultrason gibi görüntüleme tetkikleri,  tam kan sayımı, biyokimyasal kan testleri , karın ya da göğüs boşluğundan alınan sıvı örneğinin mikroskobik, serolojik ve labaratuar testlere tabi tutulması gibi bir çok teşhis faktörlerinin, belirtilerle beraber hekim tarafından bir arada değerlendirmesi ile mümkündür.

Virüs kaynaklı, ölümcül ve kötü seyirli olan bu hastalığın tedavisi pek mümkün olmasa da, tedaviye yanıt veren bazı vakalar vardır.  Hastalıkla mücadele kapsamında birçok Avrupa ülkesi ve A.B.D. i  ötenazi uygulaması yapmaktadır. Bu şekilde hastalığın yayılımı ve önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Hastalıktan korunmak için, daha önce de bahsettimiz gibi geliştirilen bir aşı bulunmamaktadır. Kedilerin, bulaşma potansiyelini düşürmek amacıyla dış ortam ya da enfeksiyonu kapan hayvanlarla temasının önlenmesi gerekir. Ayrıca mama kapları, kum ve kum kaplarının temiz  ve bireysel kullanımda olması  gibi bir takım bulaşma engelleyici tedbirler alınabilir.

 

 

Veteriner Hekim

Mustafa AKIN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here