Paylaş

Değerli okurlarımız, son aylarda medyanın da türlü yaygaralarıyla sanırım herkes, kırmızı et hakkında öyle yada böyle fikir sahibi olmuştur. Gün içerisinde bir çok vatandaşımızla muhatap olmaktayım, gördüğüm kadarıyla herkesin besicilik, kırmızı et fiyatları, spekülasyolar, ithalat gibi konuların karman çorman harmanlandığı adeta 7 giren çorbası haline gelmiş bilgi birikimi(!) mevcut.

Asırlardan beridir kırmızı et ihtiyacı çeşitli türlerden, çeşitli şekillerde karşılanmış ve insanoğlunun vazgeçilmez gıdası haline gelmiştir. Günümüzde de, birçok aile kırmızı eti vazgeçilmez gıda olarak değerlendirdiğinden, bütçelerinde düzenli olarak az yada çok pay ayırmak suretiyle, kırmızı ete sofralarında yer vermektedir. Ülkemizin kırmızı et kaynağı tercihi önceki yıllarda büyük oranda küçükbaş hayvan olmaktayken şimdilerde yerini büyükbaş hayvana bırakmış olduğunu görmekteyiz.

Kırmızı et konusu yıllar içerisinde ülkemizde öyle bir hal aldı ki, artık sadece gıdasal zaruri ihtiyaç olmaktan çıktı adeta zenginlik ve maddi durum göstergesi haline geldi. Kırmızı ete ayrılan bütçenin miktarı genellikle aileler arasında maddi imkan ölçüsü olarak kullanılmaya başlandı. Tabi ki bu bir genelleme, kırmızı et sevmeyen ve dolayısıyla bütçesi ne olursa olsun tüketmeyen aileleri bir kenara koyuyoruz. Durum böyle olunca, bu kırmızı et konusu siyasi malzeme haline getirildi ve kırmızı etin fiyatı ülkenin ekonomik durumuna bağlanarak spekülasyon konusu halini alarak medyanın da oyuncağı pozisyonuna sokulmuş oldu.

Ülkemizde maalesef insanlarımızın birçoğu, hayatı yalnızca medyadan takip etmekte ve dolayısıyla da birçok kez medyanın yönlendirmesine bağlı olarak yanılgı içine düşebilmektedirler. Çünkü medya, birçok konuda olduğu gibi bu konuda da işin uzmanlarından görüş almak yerine, şov meraklısı, her an yalan yanlış bilgi vermeye hazır, kolay ulaşılabilen kaynaklara yönelmekte ve bu bilgi fukarası insanların görüşlerini doğrudan hiçbir süzgeçten geçirmeden halka yansıtmaktadır.

Kırmızı et başta protein değeri olmak üzere, içerdiği besin değerleri açısından hiçbir ürünle kıyaslanamayacak öneme sahip bir gıda kaynağıdır. Haliyle üretimi de zor ve maliyetlidir. Yazımızın bundan sonraki bölümünde geniş bir şekilde, kırmızı etin üretim süreçlerinden ve yaklaşık güncel maliyetlerinden bahsederek konu hakkında direk ilk ağızdan bilgi edinmenizi sağlamaya çalışacağım.

Ben de 600 büyükbaş kapasiteli bir besi işletmesi sahibiyim ve İşletmemizde yalnızca kırmızı et üretimi yapmaktayız. Kırmızı et üreticisi bir Veteriner Hekim olarak bu meşakkatli üretim aşamalarının ve risklerin yazıyla ifade edilebilecek her bir noktasını aksetmeye çalışacağım. Umarım medyanın ağzına kadar doldurduğu kirli bilgi çıkınınızı elimden geldiğince temizlemiş olurum.

Ülkemizde, sığır varlığımızın büyük bölümünü sütçü tip holstein ırkı oluşturmaktadır. Sütçü özelliğinin ön planda olması dolayısıyla et üretimi konusunda çok yeterli ve randımanlı olduklarını söylemek de doğru olmayacaktır. Bu nedenle, bu ırklarda birim kırmızı et üretim maliyeti etçi ırklara nazaran çok daha fazla olmaktadır. Ülkemizde az sayıda bulunan, simmental, montofon v.b gibi kombine ırklar da yüksek alım maliyetleri ve optimum kesim ağırlıkları kıyaslandığında cazip görülmemektedir. Son dönemde bakanlığımızın yapmış olduğu çalışmalar neticesinde, bugüne kadar yasak olan, farklı ırklarla (sütçü ırk ineğe etçi sperma,etçi ırk ineğe sütçü ırk sperma verilmesi gibi) suni tohumlama işlemi artık serbest hale gelmiş ve verimli melezleme çalışmalarının önü açılmıştır. Yani, planlı ve programlı, bilimsel veriler ışığında yapılacak olan melezlemeler ile dünyaya gelen yavruların dişileri yüksek süt üretimi sağlarken, erkek yavrular da kırmız et üretimi alanında düşük kemik firesi, yüksek karkas randımanı ile başarı sağlayabilecektir.

Şimdi gelelim, besilik materyalin (erkek buzağı- dana-tosun) doğduğu işletmeden başlayıp sofralarınıza sunulana kadar ki uzun yolculuğunun hikayesine. Profesyonel anlamda kırmızı et üretimi gerçekleştiren işletmelerin birçoğu besi materyalini ülkenin çeşitli bölgelerinden yada ithalat yoluyla, izin verilen ülkelerden tedarik etmektedir. Genellikle besi girişinde tercih edilen canlı ağırlık ortalaması 250 kg aralığında düşünüldüğünde, holstein ırkı bir erkek dananın bugünkü alım maliyeti, yaklaşık olarak 3500 TL seviyelerindedir. İşletmeye getirilen besi danasının koruyucu hekimlik hizmetleri de takribi olarak 90 TL tutmakta ve dolayısıyla besi danasının işletmeye giriş maliyeti aşağı yukarı 3590 TL civarında olmaktadır. İşletmeciliği iyi yapılan bir çiftlikte, günlük ortalama 1.5 Kg canlı ağırlık artışı sağlanabilmektedir. Hayvanların genetik yapısına göre yoğun besiye tabi tutulan besi danalarının bir kısmında 2.2 Kg canlı ağırlık artışı sağlanabildiği de tecrübelerle sabittir. Tabi bunun yanında, yoğun besiye alınmayan, kaba yem ağırlıklı bir sistemde günlük 0.8 Kg canlı ağırlık artışı sağlandığı da görülebilmektedir. Bu nedenle, biz ortalama canlı ağırlık artışını optimum 1.5 Kg/gün olarak alıyoruz.

Holstein ırkı bir besi materyalinin en karlı besi sonu canlı ağırlığı 580 kg, karkas ağırlığı da 300-320 aralıklarındadır. Genetik yapı ve besleme şekli de etkili olmakla birlikte, bahsetmiş olduğum bu seviyelerden sonra karlılık eğrisi düşüşe geçmekte ve daha ileri kilolarda karlılık bitmektedir. 250 kg canlı ağırlıkta girip, 580 kg canlı ağırlıkta kesime gönderilen besi materyalinin işletmemizdeki besi süresi takribi 7 ay olmaktadır. Ortalama günlük kuru madde tüketimi de yoğun besi şartlarında (%80 kesif-%20 kaba) ortalama 11 KG civarında olmaktadır. Bunun da yaklaşık 8 kg ı kesif yem, 3 kilogramı da kuru ot olarak tüketilmektedir. Bu yoldan hareketle, pratik olarak bir besi danasının işletmeye girişinden kesime çıkışına kadar ki sürede tükettiği yemin işletmeye maliyeti güncel fiyatlarla 9.5 TL/gün olmaktadır. Takribi 210 gün işletmede kalan besi danasının total yem gideri de bu hesap ile aşağı yukarı 2000 TL civarındadır. Bunun yanında işletmede hayvanlar için kullanılan içme suyu, elektrik, işçilik v.s masraflarını da günlük ortalama 2 TL olarak maliyete ilave etmeliyiz. 210 günlük besi süresinde bu maliyette ortalama olarak hayvan başına 420 TL olarak karşımıza çıkmaktadır.

Günümüzde, bakanlığımızın da ortak istişareler neticesinde ortaya koyduğu, tavsiye niteliğinde bir tavan kesim fiyatı belirlenmiştir. Şu anda bu fiyat 23.30 TL/karkas kg olarak karşımıza çıkmaktadır. Bakanlığımızın, taban fiyat belirlemeksizin yalnızca tavan fiyat üzerine gitmesi de bizleri düşündürmekte ve en az 7 ay olması gereken öngörümüzü kapatmaktadır. Bizler besici olarak en az 7 ay sonramızı görebilmeli ve bu hesaplamaları yaparak hayvanlarımızı piyasadan tedarik edebilmeliyiz. Ancak gel gelelim, doğru ve tutarlı bir projeksiyon ortaya koyamadığımızdan, besilik dana materyali fiyatları da dengesiz bir hareket izlemekte, alıcı ve satıcıları tedirgin etmektedir. Çünkü biz şunu biliyoruz, besicilerimizin yapmış olduğu iş son derece yorucu ve risklidir. Bunun yanında kazanılan paralar, medyada bangır bangır bağırıldığı kadar yüksek değil, aksine, besici her an zararla karşı karşıyadır. Artık yetiştiricilerimiz, aman zarar etmeyeyim de bakanlığın verdiği hayvan başı 150 TL de iyi kötü idare eder mantığıyla besi faaliyetlerini sürdürmektedir. Takdir edersiniz ki bu şekilde hesaplarla bu işin devam etmesi mümkün değildir.

Gelelim yapmış olduğumuz besinin gelir ve giderlerinin masaya yatırılması hususuna. Yukarıdaki paragraflarda açıkladığımız gibi, besi materyalinin güncel alım fiyatı ile koruyucu hekimlik hizmetlerini birleştirdiğimizde işletmeye girişi 3590 TL seviyesinde olmaktadır. Buna 210 günlük yem  (2000 TL) ve işletme giderleri (420 TL) ilave edildiğinde, takribi 290 KG karkasa ulaşan besi danasının total maliyeti 6000 TL civarlarında olmaktadır. 290 Kg karkas gelen bir dananın bugünkü güncel kesim fiyatı (23 TL/kg karkas) ile satış rakamı 6670 TL dır. Yani kör topal etmeden öldürüp kaldırmadan 7 ay baktığınız bir dananın besi sonundaki karı takribi 670 TL dir. 150 TL olarak, kesilen hayvan başı devlet desteği de ilave edildiğinde maksimum karın 820 TL olduğu görülmektedir. 290 kg kemikli et olarak 6670 TL ödeyerek bu dananın karkasını satın alan kasap yaklaşık olarak (en ılımlı verilerle) 8000 TL civarında net fiyatla(vergiler-kesim maliyetleri v.s düşüldükten sonra) satmaktadır. 7 ay tüm riskleri göze alarak zor zahmet dana besleyen besici kesim sonunda 820 TL kazanacak, dananın karkasını hiçbir risk olmaksızın satın alıp tüketiciye birkaç gün içerisinde pazarlayan kasap 1200 TL kazanacak. Kasaplarımız da hak ettiğini kazansın ancak üreticimiz de alnının terinin karşılığını alıp bu işe hevesle devam edebilsin. Burada görev öngörülü tarım ve gıda politikalarını hazırlayacak olan hükümetimize düşmektedir. Üreticinin, özellikle de gıda üreticisinin hevesi kırılırsa, bu insanlar köylerini, ahırlarını, çiftliklerini terk ederlerse ülke olarak geri dönüşümsüz bir çıkmaz içerisine gireriz. Hayvancılık ile uğraşan, çiftçilik yapan insanların yılarak şehirlere göç etmesi hem ülke ekonomisi açısından üretim sıkıntısı hem de istihdam olarak işsizlik tablosuyla bizi yüzleştirecektir. Üstelik köyden şehre göçen insanları tekrar köylerine döndürmek de neredeyse imkansızdır.

Değerli okurlar, medya kaynaklı oluşan bilgi karmaşanızı ve size verilen yalan yanlış verileri umarım işin içinden birisi olarak düzeltebilmişimdir. Maalesef günümüzde, konu hakkında ehliyeti olsun olmasın herkes medyaya kolayca ulaşabilmekte ve prim yapmak, gündemde olmak amacıyla da bizleri doğruluğu teyit edilmemiş, taraflı ve gerçekliği olmayan bilgilerle kandırmakta, algı oluşturmakta ve oluşan spekülasyon ve kaostan beslenmektedirler. Bizler, doğru bilgileri doğru kaynaklarda arayarak, konu hakkında ehliyeti olmayan kişilere itimat etmeyerek vatandaşlık görevimizi yerine getirmeliyiz ve spekülasyonların yayılarak kaos ortamı oluşmasını önleyebilmeliyiz.

Değerli vakitlerinizi ayırıp, kırmızı et ve kırmızı et üretimi konulu makalemi okuduğunuz için şükranlarımı sunuyorum. Güncel onular hakkında kaleme alacağım sonraki makalelerde görüşmek dileğiyle, hoşçakalın…

 

Vet.Hekim Cemil ŞAHİN
Mikrobiyoloji Bilim Uzmanı                                                                                                                    VetPark Besi Çiftliği – Merkez Vet.Kliniği

AYDIN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here