Paylaş

 

Suni tohumlama hakkında ilk yayınlar müslüman arap coğrafyasında görülmektedir. Ünü çok yayılmış aygırların sperması yine çok ünlü ama uzakta olan kısrakların tohumlanmasında kullanılmıştır. Tarihte bilinen ilk biyoteknoloji uygulamasının macerası ise Hindistan’da bir tapınağın duvarında yazılıdır. Burada çocuğu olmayan bir bölge racasının çocuk sahibi olmak için embriyo transferi yöntemine başvurduğu ancak gelen embriyo kız olduğu için yenisiyle değiştirilmek üzere iade edildiği yazılmaktadır (Bu bilginin kaynağı doktora hocam Prof. Dr. Erhan Fatih ÜNAL’dır.). Her iki toplumda da siklus, ovulasyon, hormonel mekanizma ve hücre bilgisinin olduğu muhakkak. Peki neden suni tohumlama bu kadar önemli?

Bu sorunun cevabı yine insanoğlunun bitip tükenmek bilmeyen kazanç, daha fazla kazanç arzusunda gizlidir. Biyolojik kısıtlamalar nedeniyle dişi bir canlıdan alabileceğiniz yavru sayısı bellidir. Ancak erkek canlı fonksiyonları bozulmadığı sürece her an bir dişiyi dölleyebilecek kabiliyete sahiptir. Doğada yapılan gözlemler dişiler arasında çiftleşme için rekabet bulunmadığını göstermektedir. Erkek bireyler ise çiftleşmek için rekabet etmek zorundadır. Sadece en güçlü olan ve hayatta kalabilecek donanıma sahip olan erkek bireyler ya önce çiftleşme hakkını elde ederler veya çiftleşecek tek erkek birey olarak büyük bir sürü sahibi olurlar. Bu sayede doğal seleksiyon olarak adlandırılan mevcut koşullara dayanabilen ve en güçlü olan baba hattı ile yeni nesil elde edilmektedir. Dikkatinizi çekmek istediğim nokta şu; seleksiyon baba hattı ile sağlanmaktadır. İnsanoğlu yıllar süren doğal gözlem sonucunda istediği verim özelliklerini taşıyan hayvanlar elde etmek için iyi nitelikli damızlık erkek hayvanlara ihtiyacı olduğunu tespit etmiştir. Ancak ilk ve en yaygın kullanım olan suni tohumlamanın uygulanmadığı yıllarda damızlık boğa besleyerek yavru alınmaya çalışılmıştır. Doğal aşımın kullanıldığı bu çağlarda genetik kapasitesi yüksek hayvanların elde edilmesi çok yavaş olmuş ve günümüzde popüler olarak kullanılan ırkların geliştirilmesi yüzyıllar almıştır.

İnsanoğlunun bu gözlemi şu soruyu gündeme getirmiştir. Peki benim isteklerimi karşılamak için hangi boğanın çiftleşmesine izin vermeliyim? Bu soru hala cevaplanmadı desem. İnsanoğlu hala bu sorunun cevabını arıyor ve sadece bu soruyu cevaplamak için fakülteler, araştırma enstitüleri kuruyor. Veteriner Hekimlik ve Zootekni eğitiminin verilmesinde ve oluşturulmasında bu soru önemli paya sahiptir.

Günümüzdeki kullanılan haline benzer suni tohumlama ilk defa İtalya’da 1800’lü yıllarda kullanılmaya başlamıştır. Mikroskobun keşfi bu yöntemin geliştirilmesinde motor rol almıştır. Türkiye’de yaygın olarak kullanılmaya başlandığı tarih ise 1926 yılıdır. Ülkemiz hayvancılığın geliştirilmesi ve verimli ırkların elde edilmesi amacıyla Rusya ile dünyada ilk kez suni tohumlama yaygın olarak ülkemizde de kullanmaya başlanmıştır. Bu çalışmalar sonucunda yerel ırklar melezlenerek Orta Anadolu’da Anadolu Esmeri olarak da bilinen Montofon, Karadeniz Bölgesi’nde Jersey ve kıyı şeridinde de Siyah Alaca (Holstein) ırkının gelişmesi ve yerleşmesi sağlanmıştır. Bölge yetiştirme çiftlikleri ve enstitüleri (Karacabey, Lalahan, Karaköy  ve Halkalı gibi) hem doğal aşımda kullanılmak üzere boğa yetiştirmiş hem de donmuş sperma üreterek o zaman var olan veteriner işleri müdürlükleri kanalıyla suni tohumlama hizmetine katkı sağlamışlardır. Yılların emeği ve birikimi olan montofon ve jersey ırkı yine suni tohumlama ile kaybolup gitmişlerdir.

Seleksiyon için baba hattı önemlidir. Ancak doğal aşımla bir boğanın kaç hayvanla çiftleşebileceği bellidir. Mevcut bilgilerimizle bir boğanın bir çiftleşmede ortalama olarak 4 milyar canlı spermatozoa bıraktığını biliyoruz. Yine yıllar süren araştırmalar sonucunda bir ineğin gebe kalması için yaklaşık 4 milyon adet spermatozoanın yeterli olduğunu da biliyoruz. Buna göre aslında bir aşımda yaklaşık 1000 ineğe yetecek kadar sperma kullanılmaktadır diyebiliriz. Haftada beş defa ve günde bir kez sperma alarak bir boğadan yaklaşık her hafta 5000 (her payette 4 milyon spermatozoa hesabı ile) doz sperma elde edilebilir. Evet bu işin teknolojik boyutu. Ancak değerli bir boğanın elde edilmesi çok uzun deneme tohumlamaları ve yaklaşık 6 yıllık bir emek gerektirmektedir. O yüzden belki bir payet spermanın maliyeti sent düzeyindeyken bu bilginin elde edilmesi ve yıllarca süren emek hesaplandığında bir payet sperma yüzlerce dolar olabilmektedir.

Kaliteli, istenen özelliklere sahip ve bunları yavrularına aktarabilen bir boğa spermasının elde edilmesi ne kadar zorsa suni tohumlamayı yapacak gerekli bilgi birikimine sahip bir veteriner hekimin elde edilmesi de o kadar zordur. Yapılan iş yani gelip spermayı çözündürüp, hayvanı tohumlamak size dakikalık basit bir işlem olarak gelebilir. Ancak o seviyeye gelmek yıllar alır. Bunun maliyetini hesaplarken bu yılları ve odalar dolusu yayın okumayı da hesaplamak gerekir.

Gelelim biz hekimleri en çok ilgilendiren konuya. Suni tohumlama ile aylarca uğraşarak elde ettiğimiz gebeliği tek hamlede kaybetmemize yol açan ve çiftleşme ile bulaşan Brucellozis, BVD-MD, IBR, Mavi Dil vs. gibi bir çok hastalığı suni tohumlama ile bulaşmasını engelleyerek tek hamlede yenmiş oluruz. Belki farkında değilsiniz ancak şu an ülkemizin en yaygın hastalıklarından biri Brucellosiz’dir. Bu teknolojinin yaygın kullanımı bu hastalığın yenilmesinde kilit rol oynayacaktır.

Sonuç olarak bol kazanç, enfeksiyonsuz bir hayat için suni tohumlama en ucuz ve pratik yol olarak görünmektedir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here