Ana Sayfa Genel Prof.Dr.Selahattin Batu

Prof.Dr.Selahattin Batu

64
0
Paylaş

Prof.Dr. Hazim Gokcen13

 Veteriner Hekimliği tarihine adını altın harflerle yazdırmış
meslek büyüklerimizi  hatırlatmak adına başladığımız yazı dizisinin bu
bölümünde şair, tiyatro ve operet yazarı, çevirmen, veteriner hekimi,
akademisyen, edebiyatçı ve siyasetçi bir büyüğümüzü,
Prof.Dr.Selahattin Batu’yu tanıtmaya çalışacağım.

Selahattin Batu, 25 Aralık 1905 yılında Çanakkale’nin
Eceabat İlçesinde Dünyaya geldi. İlk öğretimini Lapseki’de, orta
öğretimini Gelibolu’da tamamladıktan sonra 1921 yılında İstanbul
Öğretmen Okuluna kaydoldu. Aynı yıl girdiği bir sınavı kazanarak
İstanbul Yüksek Veteriner Okulu’na nakil oldu. Yüksek öğretimini 1925
yılında bitiren Batu, 1926 yılında aynı okula asistan olarak atandı.
Selahattin Batu 1927 yılında Tarım Bakanlığı tarafından gönderildiği
Almanya’da Hannover Veteriner Yüksek Okulu ve Berlin Ziraat
Fakültesinde ihtisasını ve doktorasını tamamlayarak 1930 yılında Yurda
döndü. Batu, Veteriner Yüksek Okulunun 1933 yılında Ankara’da açılan
Yüksek Ziraat Enstitü’süne katılıp Veteriner Fakültesi adını alması
üzerine bu Fakültenin Zootekni Enstitüsüne şef olarak atandı. 1936 da
doçent, 1941 de profesör olan Batu iki dönem de Fakülte Dekanlığı
görevinde bulundu. Batu ayrıca Hasanoğlan Köy Enstitüsünde zootekni
dersleri de vermiştir.Selahattin Batu 1943 yılında 7.Dönem Çanakkale
Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yaptı. Dört
yıl sonra bu sefer Ankara Üniversitesine katılan Veteriner Fakültesine
dönen Batu emekli olacağı 1969 yılına kadar bu Fakültede Zootekni
Kürsüsü Başkanı olarak akademik yaşamını sürdürdü. Selahattin Batu,
Türk Dil Kurumu Üyeliği, Unesco Yönetim Kurulu Üyeliği ve Uluslar
Arası Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde de bulundu.
24 Mayıs 1973 yılında vefat eden Batu’nun 31 kitabı ve 40 dan fazla
makalesi bulunmaktadır. Çok iyi derecede Almanca ve Fransızca bilen
Batu, ünlü diplomat ve siyasetçi İnal Batu’nun babası, sanatçı Pelin
Batu’nun da dedesidir.

Selahattin Batu edebiyata şiir yazarak başlamıştır.
Öğrenciliğinde Aydınlık Dergisine şiirler yazmakla başlayan şairliği
daha sonraları Varlık, Türk Dili ve Hisar Dergisi ile devam etmiştir.
Şair şiirlerini Bursa’da Yeşiller (1949) ve Rüzgarlı Su (1961) adlı
kitaplarda toplamıştır. Şiirlerinde yalın, anlaşılır bir dil
kullanmış, doğaya ve insana önemli yer vermiş, yaşama dair
gözlemlerini ve izlenimlerini öne çıkarmıştır. Ayrıca, ünlü Alman
Şairi Goethe’nin eselerini Türkçeye çevirmiştir. Şair’in şiirlerinden
bir örnek aşağıdadır.

Esiriz, esirliğe razı.

Memnunuz her şeyinden dünyanın.

Yetişir hayranlığımıza bir kuş bile bazı.

Biz, güzelliğe razıyız, faniliğe razı.

Selahattin Batu yazarlığa 1942 yılında Ulus Gazetesinde
başlamıştır. Yazıları daha çok düz yazı, gezi notları ve deneme
türlerindedir. Ayrıca batılı bir çok eseri de Türkçeye çevirmiştir.
Suut Kemal Yetkin ile birlikte 1947 yılında çıkardıkları Edebiyat ve
Sanat Dergisinde çok sayıda yazısı yayınlanmıştır. Yazarın İnsan ve
Sanat (1945 ) adlı bir deneme yazısı ile Romancero (1953), İsviçre
Günleri (1966), Avusturya ve Venedik Günleri (1970), İspanya Büyüsü
(1972) adlı gezi notları mevcuttur. Yazar tüm yazılarında canlı,
şairane bir dil ve renkli bir üslup kullanmıştır.

Selahattin Batu’nun tiyatro eserlerinde Yunan trajedilerinin
etkisi görülür. Konularını Türk ve Yunan efsanelerinden alan bu
oyunlarda hümanist görüşe ağırlık verilmiştir. Ankara Devlet
Tiyatrosunda sahneye konulan Güzel Helena adlı oyunu manzum olarak
Aimancaya çevrilmiş ve Avusturya’da Bregenz’de yapılan Uluslar Arası
Tiyatro Eserleri Yarışması’ nda ikincilik ödülü kazanmıştır. Aynı oyun
Viyana Devlet Tiyatrosu tarafından Bregenz’de oynanmıştır (1950).
Batu, eski Yunan trajedisine uyan eserler yazan ilk Türk
şâiridir.Yazarın  Güzel Helena (1954) dışında, İphigenia Tauriste
(1943), Kerem ile Aslı (1943), Oğuzata (1955) sayılabilir. Yazar
ayrıca, Adnan Saygun’un Atatürk Oratoryosu için bir bölüm ve yine
Adnan Saygun’un Kerem (1953) ve Köroğlu (1971) operetleri için de
birer libretto yazmıştır. İphigenia Tauriste adlı eserinde Europides
ve Goethe ile ortak olarak İphigenie  mitolojik kahramanını
kullanmıştır. Kerem adlı operete yazdığı bölümde ise başta Mevlana
olmak üzere kimi tasavvufi ögelere de yer vermiştir.

Çok yönlü bir insan olan ve Yurt dışında da tanınan hocamızı
saygı, minnet ve minnetle anıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here