Ana Sayfa Genel SIĞIRLAR SICAK STRESİNDE NASIL BESLENMELİDİR?

SIĞIRLAR SICAK STRESİNDE NASIL BESLENMELİDİR?

211
0
Paylaş
Sıcak Stresi

 

Dr. Güvenç İnan

AR-GE Direktörü

 

 

Hava sıcaklıklarının arttığı yaz aylarında tüm canlılar gibi süt ve besi sığırlarında da değişen çevre ısısına karşı fizyolojik tepkiler oluşmakta ve hayvanlar daha serin ortamlarda bulunma ihtiyacı duymaktadırlar. İşletmelerde ki çevre ısısını düşürebilmek için elimizdeki imkanlar kısıtlı olmakla beraber yaz aylarında oluşan sıcak stresini azaltacak yönde alacağımız önlemler hem hayvanlarımızın sağlığını hem de süt ve besi verimini korumaya yardımcı olacaktır. Oluşan stresin etkilerini azaltmaya yönelik gölgelik alanların artırılması, fan, sisleme sistemleri gibi uygulamalar faydalı olmaktadır. Bunun yanında besleme açısından alınabilecek önlemler ile sıcak stresinin sağlık ve verim üzerine olan olumsuz etkilerini azaltmak mümkündür.

Sıcak stresi; yaz aylarında yem tüketiminin, süt, besi ve döl veriminin düşmesi ile karakterize olan, beraberinde çeşitli rahatsızlıklara yol açan fizyolojik bir durumdur.

Isının 25 0C’yi aştığı durumlarda sığırlarda yem tüketiminde azalmalar başlar. Isının 30 0C’yi aştığı durumlarda ise özellikle yüksek verimli süt hayvanlarında belirgin verim kayıpları yaşanmaya başlanır. Sıcak stresinin şiddeti ortamdaki bağıl neme bağlı olup, nem oranının yüksek olduğu bölgelerde daha düşük çevre sıcaklıklarında sıcak stresi oluşabilmektedir.

 

Konu ile ilgili yazının sonunda paylaşılan sıcaklık nem indeksinden faydalanabilir siniz.

Sıcak stresinin derecesine bağlı olarak etkileri de farklı şiddetlerde olmaktadır.

Sıcak stresi altındaki sığırlarda en büyük verim kayıpları üreme veriminde yaşanır. Yaz aylarında ineklerin gebe kalma oranlarında dört kata varan azalmalar gözlenebilir. Tohumlama başarısı %10’lara kadar geriler. Kızgınlık belirtileri azalır veya tamamen kaybolabilir. Döl verimi kayıplarının büyük bölümü erken embriyonik ölümler nedeniyle şekillenmektedir.

Sıcak stresi süt verimi ve sütün kalitesini de büyük ölçüde etkilemektedir. Sıcak stresinin derecesine bağlı olarak süt veriminde çoğunlukla % 10 – % 25 düzeyinde kayıplar şekillenir, sıcak stresinin şiddetine bağlın olarak kayıplar % 25’i de aşabilir. Süt yağında önemli düzeyde düşmeler gözlenir. Yapılan çalışmalarda sıcak stresinin derecesine bağlı olarak süt verimlerinde 1 litre ile 10 litre arasında azalmalar tespit edilmiştir. Aynı dönemde süt yağında da azalmalar gözlenir. Sıcak stresi altındaki boğaların sperm kalitesinde düşmeler, buzağı doğum ağırlıklarında azalmalar gözlenmektedir. Sıcak stresi bağışıklık sistemin de zayıflamasına neden olarak hayvanların enfeksiyonlara daha açık hale gelmesine neden olur.

Kaba yemlerin sindirimi sırasında oluşan ısı üretimi kesif yemlerin tüketimi sırasında oluşan ısıdan çok daha fazladır. Bu nedenle sığırlar sıcak stresine maruz kaldıklarında kaba yem tüketimlerini düşürür, ağırlıklı olarak kesif yem tüketme eğiliminde olurlar. Bu durum, işkembe sağlığı ile ilgili sorunların (asidoz) oluşmasına neden olduğu gibi topallığa da (laminitis) yol açmaktadır.

Sıcak stresinin ilk belirtileri solunum sayısının artması, hayvanların ayakta durarak ısıyı vücutlarından uzaklaştırmaya çalışması, artan su tüketimi ve düşen yem tüketimi şeklinde kendini göstermektedir. Artan sıcak stresine bağlı olarak hayvanların ağızları açık, dilleri dışarıda olacak şekilde solunum yapmaya çalıştıkları gözlenir. Bu durum respiratorik alkalozise neden olur. Salyanın sodyum bikarbonat yoğunluğu azaldığı gibi açıkağız solunum yapılması nedeni ile işkembeye ulaşan salya miktarı azalmaktadır. Kaba yem tüketiminin de azalması ile birlikte bu durum subklinik veya klinik işkembe asidozunun gelişimine yol açar. Yem tüketiminin azaltılması sindirim faaliyetleri sırasında oluşan ısının azaltılmasına böylece vücut ısısının dengelenmesine yönelik bir önlemdir. Bunun yanında vücut ısısının kontrolü amacıyla kan akımı iç organlar ve meme dokusundan deriye yönlendirilir. Sindirim kanalına giden kan akımının azalması, sindirim sistemi sağlığını olumsuz olarak etkilemektedir.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen yapacağımız bazı müdahaleler ile sıcak stresinin etkilerini azaltmamız mümkündür. İşletmeler de yeterli miktarda gölgelikler ve hayvanların tümünün sıkışmadan rahatça yem tüketebilecekleri şekilde uygun yemlik alanı bulunmalıdır. Hayvanların sürekli temiz ve serin suya ulaşabilmesi sağlanmalı, suluklar gölgede bulunmalıdır.

Bunun için hayvanların öncelikle sabah ve akşam serin saatlerde beslenmeleri gerekir. Bu sayede hayvanlara daha fazla kaba ve kesif yem tükettirmemiz mümkün olacaktır. Günlük rasyonun % 60-70’nin akşam, geri kalan kısmının gündüz verilmesi de tüketimi olumlu etkileyecek bir uygulamadır. Yemleme sıklığının artırılması, hayvanların önüne daha sık taze yemler veya toplam rasyon karışımının dökülmesi, yemliklerde kızışmayı önleyecek şekilde daha sık temizlik yapılması tüketim üzerine olumlu etki yapacak uygulamalardır.

Düşen rasyon tüketimine bağlı olarak, hayvanların verimleri doğrultusunda daha konsantre bir rasyon ile beslenmeleri gerekecektir. Hayvanların potansiyel verimleri doğrultusunda tüketebilecekleri büyüklükte bir rasyon uygulaması ile verim kayıpları büyük ölçüde azaltılabilir. Rasyonun besin madde konsantrasyonu arttırılırken yeterli düzeyde kaba yem tüketiminin sağlanması için rasyonda sindirilebilirliği yüksek kaliteli kaba yem kaynaklarına yer verilmesi faydalı olacaktır. Kaliteli kaba yem kaynaklarının kullanılması kesif yeme olan ihtiyacı da azaltacaktır. Rasyonda kuru madde üzerinden %28-32 düzeyinde NDF ve en az %22 kaba yem’den gelen NDF oranlarının yakalanması amaçlanmalıdır.

Rasyonun enerji içeriğinin artırılması noktasında by pass yağlar iyi birer alternatif oluşturmaktadır. By pass yağlar rasyonun nişasta yoğunluğunun azaltılmasına da imkan sağlayacağı için sıcak stresine bağlı olarak oluşan asidoz’un önlenmesi açısından faydası olacaktır. Rasyonun kesif yem yoğunluğu artırılıp, kaba yem oranı düşürülür iken işkembe sağlığı açısından rasyon tampon etkili maddeler ile desteklenmelidir. İşkembe asidozunu engellemek maksadıyla, riskin şiddetine göre hayvan başına günlük 100-150 gr sodyum bikarbonat rasyon ile birlikte tükettirilebilir. Tamponlama kapasitesinin artırılması açısından verilen sodyum bikarbonat miktarının 1/3’ü kadar (30-50 gr) magnezyum oksit’in rasyonla birlikte tükettirilmesi faydalı olacaktır.

Sıcak stresi altındaki süt ineklerinin rasyonlarında, işkembede parçalanan protein oranının azaltılarak by pass protein oranının artırılması faydalı olmaktadır. İşkembede parçalanan protein oranının % 65 ve üzerinde olması işkembede aşırı ısı üretimine neden olarak sıcak stresinin etkisini şiddetlendirmektedir.

Sıcak stresinin etkilerinin azaltılması ve işkembe sağlığı açısından probiyotiklerin (Saccharomyces cerevisiae, Aspergillus oryzae gibi) ve fitojenik yem katkılarının (bitkisel esansiyel yağ asitlerinin) rasyonlara ilavesi sıcak stresi etkilerinin ve yol açtığı olumsuzlukların azaltılması açısından faydalı olmaktadır. Söz konusu yem katkılarının kuru madde tüketiminin artırılması, rasyon sindiriminin ve sindirim sistemi sağlığının iyileştirilmesi açısından faydaları olabilmektedir. Rasyona ilave edilecek mayalar (Saccharomyces cerevisiae) işkembe pH’sının optimum değerlerde tutulması noktasında da katkı sağlamaktadır. Bitkisel esensiyal yağların (cinnamaldehyde, eugenol gibi), işkembede nişasta ve protein sindirimi üzerindeki olumlu etkilerinin yanında, sıcak stresinin yol açtığı sindirim sistemindeki yangıyı azaltıcı etki gösterdiği de tespit edilmiştir.

Terleme ile kaybedilen tuz ve minerallerin telafi edilebilmesi için hayvanların önünde sürekli yalama taşı veya kaya tuzu bulunması gereklidir. Mineral kaybının telafisi rasyon tüketimini de artıracaktır. Sıcak stresi ile birlikte artan potasyum kaybının telafi edilmesi amacıyla rasyona potasyum tuzlarının ilavesi stresin etkilerinin azaltılması bakımından faydalı olacaktır. Sıcak stresi altındaki süt sığırlarının rasyonlarında kuru madde üzerinden potasyum oranının %1,5-1,7, sodyum oranının %0,45-0,5, magnezyum oranının ise %0,3-0,4 düzeyine çıkarılması önerilmektedir.

            Özellikle yaz sıcaklıklarının yüksek olduğu bölgelerde işletmelerin sıcak stresini azaltacak şekilde projelendirilerek inşa edilmeleri önemlidir. Yaz aylarında bahsi geçen noktalarda alacağımız önlemler ile daha karlı bir yetiştiricilik yapmak ve bunu yaparken de sıcak stresinin hayvanların sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak mümkün olacaktır.

KAYNAKLAR

1- AllAboutFeed, Wall, E., Maurin, J. ‘Heat stress in the dairy cow: a refreshing new take. Volume:24, No:4, 2016 Sayfa: 14-16

2- Fidler A.P, VanDevender K., Heat stress in dairy cattle, University of Arkansas, Division of Agriculture Research&Extension  https://www.uaex.edu/publications/PDF/FSA-3040.pdf

3- Mahanna B. Rethink nutritional heat stress strategies

Feedstuffs April 14 2008:12-13

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here