Ana Sayfa Hastalıklar Sığırların Yumrulu Deri Hastalığı (Lumpy Skin,LSD)

Sığırların Yumrulu Deri Hastalığı (Lumpy Skin,LSD)

62
0
Paylaş

*Dr. Fatih KUZUGÜDEN

Son on yılın ara ara ülke genelinde salgın yapabilen bir sığır hastalığıdır. Bu hastalığın esas görüldüğü yer tüm Afrika kıtasıdır. Ancak ülkemizde de görülmektedir.

Sığırların viral nedenli bir hastalığı olan LSD deri üzerinde küçük şişkinlik ve yumrularla karakterize bir hastalıktır. Tüm sığır ırkları bu hastalığa duyarlıdır.Hastalık sokucu sineklerin bol olduğu mevsimlerde sıklıkla meydana gelmektedir. Ülkemizde ihbarı mecburi olan bir hastalıktır.

 

Lumpy skin

Bu hastalık bir sürüye bulaştığında toplam hayvan sayısının yarıya yakını enfekte olur ve ölüm oranı %10’a kadar çıkabilir. Bu hastalık hayvanlarda aşırı kilo kaybı, süt veriminin kısmen veya tamamen kaybı, boğa ve ineklerde fertilitede azalma veya sterilite, abort ve deride kalıcı hasar yapmaktadır. Bu ve hastalığın tedavisi için harcanan para nedeniyle ciddi ekonomik kayıplara yol açmaktadır.

LSD sığırlarda tüm yaş gruplarında enfeksiyon oluşturmaktadır.  Yıllık olarak aşılama yapılan hayvanlarda bu hastalığın görülme ihtimali azalmaktadır. Hastalığı geçirmiş olan hayvanlar hastalığa karşı direnç kazanmaktadır. Anneleri aşılanmış veya hastalığı geçirmiş olan buzağılar eğer yeterli miktarda ağız sütü(kolostrum) almışlarsa 6 aylık olana kadar hastalığa karşı korunabilmektedir.

Hastalığın yapılmasında kan emici sineklerin rolü çok büyüktür. Hastalık bu tip sinekleri bolca bulunduğu mevsimlerde çok hızlı bir şekilde yayılmakta ve hastalığın görülme oranı artmaktadır. Hastalığın olduğu hayvanların sütünü buzağılar ağız yoluyla da enfekte olmaktadır. Hastalık buzağılardakine benzer şekilde hasta hayvanın salyasının bulaştığı su ve yemin diğer hayvanlarla tüketilmesi yoluyla, ağız yoluyla da bulaşmaktadır.

Hastalık sığırlarda deride 0,5-5 cm ebadında olabilen birkaç adetten  veya bin kadar olabilen  ülser ve yumrularla karakterizedir.  Bu yumru ve ülserler burun ucu, damak, vulva, scrotum, meme başı dahil olmak üzere derinin herhangi bir yerinde oluşabilir. Hayvanın bacakları ağrılı, şişmiş ve  ödemli bir hal alır. Lenf yumruları şişkin durumdadır. Etkenin solunum yoluyla alınması durumunda solunum kanalı enfekte olacağı için öksürük ve değişik derecelerde akciğer enfeksiyonu tespit edilebilir.  Burun ve göz yaşı akıntısı, orşitis, salya akıntısı, mastitis ve yüksek ateş hastalığın diğer belirtileridir.

Hastalık hastalığın tipik belirtisi olan yumruların muhtelif deri bölümlerinde ve ağızda ülselerin görülmesiyle hastalık tanısı koyulur. LSD oluşturduğu semptomlarla Yalancı LSD, Demodicosis, Allerjiler, BVD-MD ve sığır vebası ile karıştırabilir.  Ancak kesin tanı için derideki lezyonlardan örnek alınarak Laboratuvar teyidinin yapılması gerekir.

LSD hastalığının bilinen özel ve etkili bir tedavisi yoktur. Tedavi edilmesi gereken hayvanlarda ikincil enfeksiyonlara karşı  antibiyotik kullanımı, nonsteroid antienflamatuvar kullanımı, vitamin-mineral takviyesi ve destekleyici tedavi yapılabilir.

Ülkemizde LSD ihbarı mecburi bir hastalıktır ve bu hastalıkla mücadele 04/01/2012 tarih ve 28163 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Sığır Vebası, Koyun ve Keçi Vebası, Domuzların Veziküler Hastalığı, Mavi Dil Hastalığı, Geyiklerin Epizootik Hemorajik Hastalığı, Koyun Keçi Çiçeği, Veziküler Stomatitis, Sığırların Nodüler Ekzantemi, Afrika Domuz Vebası, Klasik Domuz Vebası ve Rift Vadisi Hummasına Karşı Korunma ve Mücadele Yönetmeliği’ kapsamında yapılmaktadır. Bu yönetmeliğin 8. maddesine göre LSD tespiti yapılmış ve teyit edilmiş işletmelerde duyarlı tüm hayvanlar hastalık belirtisine bakılmaksızın itlaf edilmektedir. Hastalığın bulaşma ihtimali olduğu düşünülen işletmelerde de aynı işlem yapılmakta ve tedavi uygulanmamaktadır.

Hastalıktan koruma aşılama yoluyla sağlanmaktadır. Hastalığın görüldüğü yerlerde yıllık olarak tüm hayvanlar aşılanmaktadır. Annesi aşılanmış veya bir şekilde hastalığı geçirmiş olan buzağılar yeterli düzeyde ağız sütü (kolostrum) almak şartı ile yaklaşık 6 ay boyunca hastalığa dirençlidirler. Bu şekilde olan buzağıların hastalığın yoğun görüldüğü yerlerde 6 ayını doldurunca aşılanması gerekmektedir.  Hayvanda aşının uygulandığı yer bazen şişebilir, süt veriminde geçici bir düşme meydana gelebilir. Ancak bu şişkinlik birkaç hafta sonra kaybolur ve süt verimi de normale döner.

– See more at: http://www.tvhtp.com/lsd#sthash.S3GN2Z6p.dpuf

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here